Kahve ve Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik kelimesini çoğu yerde ya duymuş ya görmüşsünüzdür. Adı üzerinde sürdürülebilirlik halihazırda olan bir şeyi sürdürebilmektir. 1987 yılında Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nun yayınladığı “Ortak Geleceğimiz” adlı raporla tanıştı dünya bu tanımla. Basit haliyle, sürdürülebilir olan bir şey kendini yenileyebilir ya da bulunduğu durumu devam ettirebilir. Sürdürülebilir bir yaşam tarzıyla kendi ihtiyaçlarımızı karşılarken gelecek nesillere de kendilerine yetebilmeleri için olanak tanımış oluruz. Örneğin sürdürülebilir enerjilerden olan rüzgâr enerjisi hem doğaya zarar vermez hem de uzun yıllar çalışmaya devam ederek gelecek nesiller için de enerji üretir. Rüzgâr tribünlerinde çalışanların da meslek hastalığına yakalanma ya da işyerinde hastalanma riskleri petrol ya da maden işçiliğine göre çok düşüktür. Kavram olarak daha ayrıntılı ve basite indirgenemeyecek kadar önemli bir konu ama bu yazıda kahveyle ilişkisine bakacağımız için ana fikrini bilmeniz yeterli.

Peki sabahlarımızın ve yoğun ders saatlerimizin kurtarıcısı, sosyalleşmenin odak noktası olan kahveyle sürdürülebilirlik arasındaki bağlantı nedir?

Yemen’den Osmanlıya, Osmanlı’dan da Avrupa’ya yayılan kahve zamanla o kadar popüler oldu ki ülkemizde önemli bir gelenek olan “kız isteme” törenlerinin bile odağında. Kahvehaneler hem bizim hem de diğer dünya kültürlerinin önemli bir parçası. Ama son zamanlarda ortaya çıkan 3. Nesil kahvecilerle birlikte, süregelen bir sorun gündeme taşındı. Kahve ve sürdürülebilirlik.

Problem ne?

Kahve ve sürdürülebilirlik hakkında konuşurken, üç alt konudan bahsedebiliriz: insanlar, gezegen ve kâr.

Kahve, yetiştirildiği ülkelerde (genellikle ekvatorda bulunan ve yağmur ormanlarından oluşan ülkeler) ormanların altında kalan boş olan topraklara ekilerek yetiştiriliyordu. Ülkeler kahve sayesinde kalkınıyor ve sağlık, eğitim gibi ana ihtiyaçlarını karşılayabiliyordu. Ama kişilerin ve şirketlerin artan kahve isteğini görmesi ve duruma el atmasıyla hem kahve üretimi yapan çiftçilerin dolayısıyla da ülkelerin fakirleşmesine sebep oldu. En basit eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiler. Üretimi ele alan şirketler orman-altı yapılan kahve üretimini daha çok kâr elde edebilmek için orman alanlarını tarım alanlarına dönüştürerek yapmaya başladılar. Yani kısa dönem kâr için uzun dönem çevresel etkilere sebep oluyorlar. Üretim artıyor, kahve ucuzluyor. Seri üretim yapan büyük şirketler kar elde ederken yerli çiftçiler en basit ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geliyor. Bir de kahvenin toplanma süreci var. Küçük kahve meyvelerini toplamak zaman alan ve yaralanmanıza sebep olabilen bir iştir. Tarım alanından alınmak istenen verimin maksimum olması sebebiyle sık bir şekilde dikilen kahve ağaçları arasına sadece fiziksel olarak zayıf olan işçiler girebiliyor. Bu durumda kahve tarlalarında küçük çocuklar en büyük işgücünü oluşturuyor. Çocuk işçiliğinin en yüksek olduğu alanlardan maalesef biri kahve tarımı.

Sadece genel olarak durumdan haberdar olmamız bile bir şeyleri değiştirebilmemiz ve belki bilmediğimiz bir ülkedeki bilmediğimiz bir çiftçinin yaşam şartlarını iyileştirmeye yardım edebilmemiz için yeterlidir. Sadece A markasından B markasına geçerek bunu yapabiliriz.

Kahvemin sürdürülebilir olduğunu nereden anlarım?

Kahvenizi alırken kökenini ve tarım yöntemini araştırın. Hazırlamanın en sürdürülebilir yolunu düşünün. Ve sürdürülebilirliği teşvik eden bir kuruluşun projelerini destekleyip destekleyemeyeceğinizi düşünün.

Kahvenizi ekosisteme ve kimseye zarar vermeden gönül rahatlığıyla içebilmeniz için kahve markanızın sahip olabileceği bazı sertifikalara bakabilirsiniz. Sertifikalar sadece kendi alanları için geçerlidir ve markanın %100 sürdürülebilir olduğunu garanti etmez ama sürdürülebilirlik için büyük bir adımdır.

  • Rainforest Alliance: Uluslararası alanda tanınmış bir çevre kuruluşu olan Rainforest Alliance (Yağmur Ormanları Birliği), kahve yetiştirilen ülkelerin doğasının ve buralarda yaşayan insanların yaşam koşullarının sürdürülebilir bir şekilde iyileştirilmesine katkı sağlamaktadır.
  • FAIRTRADE: FAIRTRADE (Adil Ticaret) etiketi bulunan ürünler, müşterilerimize üreticilerin ve çalışanların geçim ve çalışma koşullarının FAIRTRADE ücretleri/primleri ile iyileştirildiğini garanti etmektedir.
  • UTZ Certified: UTZ sertifikalı (kahve, kakao ve çay alanlarında sürdürülebilir yetiştirme yöntemleri programı ve etiketi) üreticiler insanlara ve dünyamıza yönelik daha iyi tarım uygulamaları gerçekleştirme konusunda eğitilmiştir.

Eğer bu veya benzeri sertifikalara sahip değilse üzülmeyin, markanıza ulaşıp onları sürdürülebilir olmaya teşvik edebilirsiniz.

Sürdürülebilir bir gelecek umuduyla, kendinize iyi bakın.

Tuğçe Sarı

Yorum yapın